Kültür Sanat

Şehir ve İnsan Dergisi / Temmuz Ağustos Eylül 2014

TÜRK SİNEMASI’NIN 100. YILI

 

Fuat Uzkınay 14 Kasım 1914’te, "Ayastefanos (Yeşilköy) Abidesi’nin Yıkılışı”nı filme kaydederken ne o, ne de çevresindekiler Türk sinemasının başlangıcını oluşturduklarının farkındaydı. Sonradan bu film –günümüzde hiçbir kopyasına ulaşılamasa da– Türk sinemasında ilk çekilen film olduğu kabul edilerek Türk sinemasının doğuşunu simgeledi.

 

Dünya “sihirli perde” ile ilk kez Lumieres Kardeşler vasıtasıyla 1896’da tanışır. Bir trenin gardan hareketini gösteren film, izleyenlerde büyük etki bırakır hatta korkup kaçmalarına neden olur. Osmanlı Devleti de bu yeni gelişmeyle yakından ilgilenir ve aynı yıl bu topraklardaki ilk sinema gösterimi Yıldız Sarayı’nda gerçekleşir.

 

Lumiere’in kameramanları II. Abdülhamit tarafından İstanbul’a davet edilir. Denizden Haliç’i ve Galata Köprüsü’nü filme aldırtan padişah 1896 yılında Türkiye’de çekilen ilk filme imzasını atar. Yine aynı yıl Türkiye’deki halka açık ilk sinema gösterisi yapılır.

 

KİTAPLARIMIZ İPEK YOLU YOLCUSU

 

Son yıllarda Tarihi İpek Yolu, özellikle kültürel faaliyetlerle tekrar canlanıyor. Bunun son halkası ise dünyanın en büyük fuarlarından biri olarak gösterilen Pekin Kitap Fuarı’nda Türkiye’nin bu yıl Onur Konuğu olarak katılması oldu. Fuara çıkartma yapan Türkiye ise 3 bin eser, 120 yazar, akademisyen, yayıncı ve sanatçıyla katıldı. Önceki yıllarda Frankfurt ve Londra’da Onur Konuğu olarak katılan Türkiye’nin bu yıl Çin’de ağırlanması yayıncılık dünyası açısından Türkiye’nin kabuğunu kırdığı şeklinde yorumlanıyor.

 

Fuarda en çok ilgi gösterilen yazarımız Orhan Pamuk olurken, kitapları Çince’ye en çok çevrilen yazarımız ise Orhan Kemal olduğu açıklandı. Ayrıca 42 dile çevrilen Huzur Romanı’nın yazarı Ahmet Hamdi Tanpınar da Çin’de tanınan yazarlarımız arasında.

 

DÜNYANIN İLK VE TEK CANLI TARİH VE DİORAMA MÜZESİ

 

İstanbul yepyeni bir müzecilik anlayışıyla oluşturulan, dünyanın ilk ve tek canlı tarih ve diorama müzesine sahip oldu. Çuhadaroğlu Şirketler Grubu’nun İstanbul Çağlayan’da bulunan binasının restore edilmesiyle kurulan Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi’nde gerçekleştirilen törende konuşan Nejat Çuhadaroğlu, dünyada başka bir örneğinin bulunmadığının altını çizdi.

 

Müze 1500 metrekarelik, 6 kata yayılan bir sergi alanından oluşuyor. Müzede, Roma İmparatorluğu, Anadolu Selçuklu Devleti, Osmanlı İmparatorluğu, Kurtuluş Savaşı, I. ve II. Dünya Savaşları, Körfez Savaşı gibi dünya tarihinin oluşumuna etki eden pek çok medeniyet ve olaya ait askeri ve etnografik eserler yer alıyor. Müzede sergilenen eserler, savaşlarda kullanılan askeri malzemelerin teknolojik gelişimlerini gösterdiği gibi, savaşlarla birlikte yaşanan sosyolojik, ekonomik ve kültürel etkileşimler ile savaşın görmek istemeyeceğimiz acı yüzüne de ışık tutuyor.

 

Diorama Nedir?

Diorama, gerçek veya kurgu bir olayın, anın veya hikâyenin üç boyutlu olarak modellenmesidir. Sergi amacıyla yapılmış üç boyutlu büyük tablo olarak da tanımlanabilir.

 

ARAYIŞLARLA DOLU BİR HAYAT: MALCOLM X

 

John F. Kennedy ve Martin Luther King’in öldürülmesi Amerikalıların zihnine ne denli derinden kazınmışsa, 21 Şubat 1965 günü de çoğu Amerikalının zihnine öylesine derinden kazınır. Çünkü Amerika’da ne insan hakları hareketi ne de ırkçılık Malcolm X’ten sonra eskisi gibi olmayacaktır. Müslüman siyahi olarak pasif direnişi ve ırkçılığı kaldırmakta yetersiz bir yöntem olarak gören kentli siyahlar arasında güçlü bir takipçi kitlesi oluşturması ile Malcolm X, her zaman tartışılanlar arasında oldu. Sebebi ise öfkeli siyahi militandan, çokkültürlü Amerikalı ikonuna terfi etmesi olarak gösterilebilir.

 

Amerikalı tarihçi Manning Marable’ın imzasını taşıyan Malcolm X: Arayışlarla Dolu Bir Hayat adlı biyografi, Müslüman aktivistin hayatını kuşatıcı ve olabildiğince eksiksiz bir şekilde aktarıyor. Tarih dalında Pulitzer Ödülü’ne değer görülen kitap, Malcolm X’in hayatıyla ilgili bilinmeyenlere ışık tutan en kapsamlı ve özgün eser. Orhan Düz tarafından çevrilip İthaki Yayınları’nca basılan kitap Türkiye’de son dönemde kayda değer en önemli yayınlar arasına çoktan girdi bile.

© 2016 Kenan Aydın