Kültür Sanat

Şehir ve İnsan Dergisi / Ekim Kasım Aralık 2014

BATIYLA DOĞUNUN TASARIM DURAĞI

 

Kültürün ve sanatın yaşamın her alanında bizlerle birlikte olduğu, yaşamımıza yön verdiği, belirleyici kriterin yelkenli gemiler gibi sürükleyici etkisinin olduğu kesin. İletişimle beraber modern zamanın etkilerinin çok hızlı yayıldığı günümüzde artık İstanbul’dan çırpılan bir kanat, dünyanın bambaşka yerlerinde etki oluşturma potansiyeline sahip gibi görünüyor. Canlı örnek ise İKSV tarafından ikincisi düzenlenen İstanbul Tasarım Bieneli oldu. Galata Özel Rum İlköğretim Okulu’nda düzenlenen bienele katılım ve ilginin beklentilerin çok çok üstünde çıkması, uluslararası övgüyü daha bienel kapanmadan ulaşması “İstanbul’da Kelebek Etkisi” yorumlarına sebep oldu.

 

Financial Times, New York Times, Time Magazine, The Guardian, Washington Post gibi prestijli uluslararası basında geniş yer bulan Tasarım Bieneli için “bienel İstanbul’da hedefi tam onikiden vuruyor” diye yazıldı.

 

2. İstanbul Tasarım Bienali’nde ana serginin yanı sıra söyleşiler, atölye çalışmalarına da ev sahipliği yaptı. Ayrıca Tasarım Rotaları ve film gösterimleriyle kentin farklı noktalarında izleyicilerle buluşan bienel, ziyaretçileri adeta içine çekti.

 

Bienel nedir?

Bienal, İtalyanca “her bir diğer yıl” anlamına gelen ve iki yılda bir düzenlenen etkinliklere verilen addır. Çoğunlukla kültürel veya sanatsal faaliyetler için kullanılan bir terimdir.

 

KİTAP MEVSİMİNDE YEŞİLÇAM ESİNTİLERİ

 

İstanbul fuarlarında katılım rekoru hiç şüphesiz kitap fuarlarında olur. Bu yıl 33.sü düzenlenen Uluslararası İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı, her sene artarak süregelen katılımcıları ile kapılarını kitapseverlere açtı.

 

Türk Sineması’nın 100. Yılı dolayısıyla sinema kuşağının önemli bir yer tuttuğu fuarın bu yıl onur konuğu sinema eleştirmeni Atilla Dorsay olurken fuarın teması da Türk Sineması idi. Diğer taraftan fuarın onur konuğu ülkesi Macaristan, Nâzım Hikmet’in şiirine atıfla hazırladığı “Bir Bahçeden Bir Bahçeye” isimli teması ile ziyaretçilerini ağırladı.

 

Söyleşi, panel, çocuk etkinlikleri ve dinletileri de içeren 270’i aşkın faaliyet gerçekleştirilen fuarda yurt dışı katılımlarının da ciddi seviyelerde olduğu gözlendi. 35 ülkeden 91 yayınevinin yer aldığı fuar kapsamında yurt dışından 40 yazar da okurlarıyla buluştu. 759’u yerli 850 yayınevinin katıldığı Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’na ilk iki günde 120 binden fazla kişi ziyaret ederken geçtiğimiz seneki fuarı 50 bin geçerek toplamda 503 bin kişi ziyaret etti.

 

“İŞTE BENİM ZEKİ MÜREN”

 

Müziğe nice farklı tat, renk kazandıran sıra dışı bir yıldız: Zeki Müren. Türkiye’nin belki de gelmiş geçmiş en renkli sanatçılarından. Plaklarıyla, filmleriyle, bizzat oynadığı tiyatro oyunlarıyla yaşadığı dönemle çok da örtüşmeyen yaşantısıyla hâlâ “Müziğin Paşası” olarak anılmaya, hayatının ayrıntılarına bakılmaya devam ediliyor. Sanat Güneşi’mize tutulan son projeksiyon ise Aralık ayının sonlarına kadar açık kalan “İşte Benim Zeki Müren” sergisi oldu.

 

Vasiyetiyle tüm mal varlığını Türk Eğitim Vakfı ve Mehmetçik Vakfı’na bağışlayan Müren’in arşivinden derlenen parçalardan oluşturulan sergi ilkleri de barındırıyor. Askerlik fotoğraflarından, sünnet olduğunda eline kına yaktırmayıp ojeli elleriyle verdiği poza kadar pek çok kare ve daha niceleri aynı sergideydi.

 

1950’lerden itibaren Türkiye gündeminden hiç düşmeyen divanın büyük sergisinde neredeyse yok yok. Sahneye inmek için kullandığı salıncaktan, ilk kez seyirciyle buluşacak olan Aspendos konser görüntülerine, apartman topuklu çizmesinden en hafifi 10, en ağırı 20 kilo gelen elbiselerine kadar çeşitliği ile İstanbul’dan bir Zeki Müren geçti.

 

YILIN EN İYİ ROMANI: HAW

 

2014’ün en iyi yerli ya da yabancı romanı hangisidir, diye sorsalar ne cevap verirsiniz? Cevabının merakla bekleyebileceğimiz bu soruyu edebiyat dergisi Sabit Fikir, aralarında yazar, editör ve araştırmacıların da olduğu 60 kişiye sordu.

 

Dördüncü kez yılın en iyi romanlarını seçmek için harekete geçen dergi, neden böyle bir sıralamayı yaptıklarını ise şöyle anlatıyor: “Bu yıla dair bir bellek oluşturmak niyetiyle. Edebiyat dünyasının ortak sesini sunabilmek için… Ama, mutlak anlamıyla “en iyi”leri göstermek amacıyla, hiç değil.”

 

Semih Gümüş’ten Yekta Kopan’a, Tanıl Bora’dan Küçük İskender’e kadar 60 ismimden gelen cevaplarla belirlenen, Kasım 2013 ile Kasım 2014 tarihleri arasında çıkan en iyi 50 romanın ilk 10’u ise şöyle:

 

1. Kemal Varol – Haw

2. Haruki Murakami – Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları

3. Ayfer Tunç – Dünya Ağrısı

4. İhsan Oktay Anar – Galiz Kahraman

5. Emrah Serbes – Deliduman

6. Faruk Duman – Köpekler İçin Gece Müziği

7. Hakan Bıçakcı – Doğa Tarihi

8. Katharine Burdekin – Swastika Geceleri

9. Aslı Tohumcu – Ölü Reşat

10. Murat Gülsoy – Gölgeler ve Hayaller Şehrinde

© 2016 Kenan Aydın