Ekonomi

Ajans Dergisi / Mart 2014

SAĞLIK SİGORTASIZ KALMADI

 

Türkiye’de sağlık alanında önemli reformların yapıldığı aşikar. Açıklanan son veriler yapılan reformun gerekli ve planlandığı şekilde ilerlediğini gösteriyor. Neredeyse ülke genelinde herkesin sağlık sigortası kapsamına alındığını dile getiren SGK Başkanı Yadigar Gökalp İlker, “Yeşil Kart sahibi 9 milyon 416 bin vatandaşımız ve hiçbir güvencesi olmayan 1 milyon 700 bin kişi, 2012 yılının başından bu yana genel sağlık sigortası kapsamına dahil edildi” açıklamalarıyla kapsamın genişlediğini ifade etti. 2006 yılında gerçekleştirilen Sosyal Güvenlik Reformu çerçevesinde atılan adımlar ise artık kendini kanıtladı. Vatandaşlara yapılan ödemelerin gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2008 yılında yüzde 6,2 iken, 2012 yılında yüzde 7,6’ya yükseldiği gözlendi. Daha önce 6 ayı geçen sürelerde aylık bağlanırken, bugün süre 20 günün altındaki çalışmalarda bile aylık bağlanır hale geldi. SGK’nın açıkladığı verilere göre 2012 yılında 142 milyar 929 milyon lira olan toplam gelir, 2013 yılında yüzde 14’lük bir artış göstererek 163 milyara ulaştı.

 

GOOGLE’IN GÖZÜ ÜZERİNDEYDİ AMA FACEBOOK ALDI

 

Sosyal medya platformlarının önde gelen isimlerinden Facebook yatırıma doymuyor. Instagram’ı iki yıl önce 1 milyar dolara şirket bünyesine kattıktan sonra anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp’a göz diken Facebook, 16 milyar dolar vererek içindeki yönetici ve çalışanlarla birlikte satın aldı. Mesajlaşma platformlarına son zamanlarda önem vermeye başlayan Facebook’un, Whats-App hamlesi ile rakiplerinin bir adım önüne geçmeyi hedeflediği konuşuluyor. Anlaşmaya göre Facebook, 3 milyar dolar değerindeki hisseleri WhatsApp çalışanlarına dağıtacağını açıkladı. Mesajlaşma sistemini daha önce yenileyen Facebook, sahibi olduğu WhatsApp ile toplamda 1 milyar kullanıcıya ulaşmayı hedefliyor. WhatsApp’ın dünyada yaklaşık 450 milyon kullanıcısı bulunduğu biliniyor ve günlük gönderilen mesaj sayısı 20 milyonun üzerinde. İnternet araştırma şirketi Global Web Index’in yaptığı araştırmaya göre her ay dünya çapında gençlerin yüzde 25’i uygulamayı kullanıyor. Bu oran WhatsApp’ı sadece akıllı telefonlarına yükleyenlere değil, aktif olarak uygulamayı kullananlara dayanıyor.

 

PİYASALARDAKİ “TAPE” KIRILGANLIĞI

 

Geçtiğimiz ay piyasalardaki tedirgin bekleyiş, Dolar ve Euro’nun tavan yapması, Merkez Bankası’nın geç ama yerinde bir kararla faiz artırımına gitmesi ile bir anlamda rahatlamıştı. Özellikle Amerikan Merkez Bankası FED’den gelen olumlu mesajlarla bir anlamda ay içerisinde normal seyrine girmeye başlamıştı. 2,32’yi gören Dolar giderek düşen grafiğiyle 2,17’lere kadar inmiş, Euro ise 3,18 rekorundan 2,96’ya kadar erimişti. Ne var ki Türkiye seçim arifesinde. Her gün yaşanması muhtemel krizlere de hazır artık. 24 Şubat’ta yayınlanan 7 binin üzerinde kişinin dinlendiği haberi ve ardından internete düşen Başbakan Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan’ın sözde telefon görüşme kayıtları durulmaya geçen piyasaları tekrar hareketlendirdi. Başbakanlık tarafından “tümüyle gerçek dışı” olduğu söylenip yalanlama açıklaması gelmiş olsa bile, muhalefet partilerinin olağanüstü toplanıp hükümeti istifaya çağırması siyasi risk olarak değerlendirilip piyasaları daha da kaynatacağa benziyor.

 

YAVAŞ BÜYÜME VE YÜKSEK İŞSİZLİK YOLDA

 

Dünyada artan nüfus ve daralan ekonomik göstergeler her ülkenin öncelik verdiği en önemli konu. Hedeflenen nokta ekonomik özgürlük ve refah olsa da dünyada bunu başarabilen hem ülke sayısı sınırlı, hem de kişi sayısı az. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD)’den gelen veriler de bunu kanıtlar nitelikte. Dünyanın yavaş büyüme ve yüksek işsizlik çağına girme riskinde olduğuna işaret eden OECD, riskin önlenmesinin acil olduğunu ve bir an önce harekete geçilmesini istedi. Yayınladığı “Büyüme Yolunda” başlıklı raporunda 2008’de patlak veren küresel krizden sonra dünya genelinde reformların ivme kaybettiği belirtti. OECD’nin Baş ekonomisti ve Genel Sekreter Yardımcısı Pier Carlo Padoan, “Dünya genelinde verimlilik krizin ardından düşüş gösterdi. Bu yeni bir yavaş büyüme çağına girme riski doğuruyor” uyarılarında bulundu. Riskin beraberinde getireceği yavaş büyüme ve yüksek işsizlik çağına girme olasılık ise dünyayı en çok etkileyecek olan etmenlerin başında geliyor. Yayınlanan 2014 raporunda öneriler kısmında OECD, sorunlarla baş etmek için rekabetteki sınırların azaltılmasını, yabancı yatırımlarına daha açık hale gelinmesini ve ülkelerin vergi sisteminin çalışanlardan mülk, gelir ve tüketime kaydırılmasını istedi.

© 2016 Kenan Aydın